Kategori arşivi: Sağlık

Ağız Kokusu Nedenleri Nelerdir?

Ağız kokusu hem ağız içinden gelen faktörlerden hemde  ağız dışından gelen faktörlerden oluşmaktadır. Ağız içindekiler ağız hekimliğinin konusudur. Yapılmamış çürük dişler, güzel yapılmamış kronlar, diş eti hastalıkları, diş eti kanamaları, hastanın hijyene dikkat etmemesi hep diş hekimi tarafından tedavi edilmesi gereken problemlerdir. Fakat ağız kokusu denince tek başına ağız içi kaynaklı faktörlerden bahsetmiyoruz. Aynı zamanda ağız dışı faktörlerde vardır. Bunlar sinüslerden gelen faktörler olabilir. Tonsinlerden, sistemik hastalıklardan, mide ile ilgi şikayetlerden olabilir. Bu ilk bahsettiklerimizden en en önemlisi başlangıç aşamasındaki problemlerin oluştuğu bağırsak florası hastalığından ağız kokusu oluşur.
Bağırsakta yaşayan probiyotik bakteriler vardır. Bu bakterilerin sayısında azalma olduğu zaman patojen bakterilerin sayısı artar ve bu patojen bakterilerin oluşturduğu enzimler ağız kokusuna yol açar. Ağız kokusunun yanında hastanın başka şikayetleri de görülebilmektedir.
Vitamin eksiklikleri, ağızda tat değişiklikleri, dilde renk ve şekil değişiklikleri bağırsak florası sonucunda görülen problemlerdir. Özellikle dilde görülen pas gibi renkler, renkleşmeler, pütürlenmeler, köpüklenmeler hepsi ağız kokusu oluşturduğu gibi bağırsak florası bozukluğunun vücuttaki ilk belirtilerinden biridir.
Çok küçük çocuklarda bile ağız kokusu olabilir. Örneğin; 2-3 yaşındaki bir çocukta ağız kokusu hissediyorsanız (daha dişleri çürük değil ve ağız kokusu duyuyorsanız) büyük olasılıkla bağırsak florasında bozukluk vardır ve bağırsak florasının düzenlenmesi gerekir. Bu çocukların büyük çoğunluğu sezeryanla doğan çocuklar olduğu için flore oluşturamamışlardır ve belirti ilk olarak ağızda görülür.
Bağırsak florasındaki ağızda görülen belirtiler sadece ağız kokusu ile sınırlı kalmaz. Aynı zamanda diş eti hastalıkları ve diş çürükleri daha fazla olur. Ağır metal birikimi, flore oluşturamaması bağırsak florasını bozacağı için muhakkak surette metal şelasyonu, bağırsak florasını destekleyen vitaminler ve beslenme düzenlenmesi ağız kokusu tedavisinde işe yarar

Kırılmış Dişin Tedavisi Nasıl Yapılır?

Kırık dişler çok çeşitli tedavilerle halledilebilir. Artık tek seansla dolularla hallebilir durumdadır. Kırığınız çok küçük olabilir, büyük kırıklar olabilir. vaktiniz yoksa tek seansla dolgu ile halledilebilir. Şimdi ki dolgu maddeleri eskisi gibi 2-3 renk değil. 30-40 renk çeşidini içeren, dişin tüm tabakalarını taklit eden karaktere sahip olduğu için dişi istediğiniz gibi restore ettirebilirsiniz.
Hatta kırık tedavisinden sonra o dişin kırık olup olmadığı anlaşılamıyabiliyor. Kırık dişin büyük ya da küçük olması dolgu tedavisi ile tedavi olma şansı farkeden bir durum değil. Ancak çok büyük bir kırık ise bazen porselen venerlerle yani kırığa çok fazla müdahale etmeden başka bir deyişle kaplama yapmaya gerek kalmadan
sadece o hali ile düzenlemeye alınan ölçü ile lamineit venerler ile uygulanabilir.
Bu kimyasal olarak gelip, bölgeye yapışacağı için herhangi bir hadikap olmaz. Çok basit bir tedavidir. Önce ölçü alınır. Sonraki seansta dişiniz yapıştırılabilir ve kimyasal olarak yapıştırıldığı için hiçbir şekilde dışarıdan anlaşılmaz. Ama eğer kırık parça büyükse ve eğer ki kırık diş parçası elinizde ise bazen hiçbir madde kullanmadan  o kırık parçayı dişinize rahatlıkla yapıştırabilme imkanı vardır.

Spor Yapın, Dinç Kalın!

Son zamanlarda popüler olmaya başlayan spor hobisi, popülerliğinin yanı sıra vücudumuza da  çok büyük katkı sağlıyor. Örneğin;

-Hangi spor olursa olsun dengeli bir vücut yapısına sahip oluruz

-Dengeli beslenmenin yanı sıra yediğimiz abur cuburları rahat bir şekilde spor yaparak eritebiliriz.

-Spor yaptığımız zaman abur cubur isteğimiz ortadan kaybolur.

-Ayrıca spor insanı asosyalliktende kurtarır!

Yani:Spor Yapın,Dinç Kalın!

Sağlığınız İçin, Dengeli Beslenin!

Evet.. Sağlığımız için dengeli beslenmeliyiz. Dengeli beslenmemek vücut metabolizmasını bozmakta, uyku bozukluğu sağlamakta ayrıca kilo alma sorunuda yaşatmaktadır. Bu yüzden Sağlığımız açısından hem dengeli beslenip, Hemde erken yatıp erken kalkmalıyız. Erken kalktığımız zaman hem dinç olur, Hemde vücudumuzu dengeye sokmuş oluruz. Ayrıca günlük meyve ve sebze tüketimini dengelemek de vücudumuzun sağlığı açısından önemlidir.
Bunların yanı sıra, spor yapmakta vücudumuzun sağlığı açısından hem güzel bir seçenek, hemde sosyalleşmek açısından güzel bir seçenektir.

Hiperaktivite Bozukluğu ve Dikkat Eksikliği

Hiperaktivite yani aşırı hareketlil ik çevremizde, belkide ailemizdeki çocuklarda çok sık karşılaştığımız bir durumdur.Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu ilk kez 1900’lü yıllarda tanımlanmıştır. dikkat eksikliği ve hiperaktivitenin belirtilerini şöyle özetleyebiliriz;

  • -Bunlardan ilki ve en önemlisi aşırı hareketliliktir
  • -Dikkat eksikliği ve dikkat promleridir
  • -Sinirlilik ve içtepkiselliktir

Bir çocuk çok hareketli olmasada herşeyden çok çabuk sıkılma, unutkanlık, ayrıntılara dikkat edememe, derslerine ve görevlerine karşı kayıtsız kalma, unutkanlık, eşyalarını kaybetme gibi belirtiler varsa dikkat eksikliğinin ön planda olduğu bir hiperaktivite söz konusudur. Hiper aktivitenin üç tipi vardır:

  • -Dikkat eksikliği önde
  • -Hiperaktivite önde
  • -Her ikisininde bir arada görüldüğü tipi

Hiperkatif çocukların en sık yaptıkları şey televizyon ve bilgisayarla zaman geçirmektir. Bunu yaparken hareketsi kalması çocuğun hiperaktiv olmadığı anlamına gelmez çünkü bunu yaparken dikkatin aktif bir şekilde toplanılması gerekmez.

Hiperativitenin erken tanımlanması ileride ortaya çıkabilecek bir çok zorluğun önüne geçebilir .. Unutmayınız dur, sus, yapma gibi çok sık kullanığımız kelimeler çocuklarımızı dahada hırçın hale getirebilir bu yüzden önce çocuklarımızı dinlemeliyiz, hayatlarını monotonluktan çıkarıp daha aktif olabilecekleri şeylere yönlendirmeliyiz, herşeyden önce sevgi ,gülümseme en  güzel ilaçtır, anlaşılmayan çocuk yalnızlaşır, mutsuzlaşır, çok konuşuyorsun, çok yaramazsın vb. şeyler söyleyeceğimize dizlerimizin üzerine çöküp onun boyuna eğilip onunla konuşmayı denemeliyiz…